İNTİKAM


Beğenmediğim sonu, siler baştan yazarım.
Twitter: @iremkucukcongar

25 Aralık 2014 Perşembe

Kelebek Etkisi

Ellerini kavuşturmus birbirine duruyorlar öylece...
Öfkeli müzikler gelip geçmiş ama ezmemiş hiç...
Aldatılmış gerçekler, ihanetle boğuşan bedenler isyana karalanmış
Herkesle bütün olmuş ama yalnız gibi...
Sanki hiç uyanmayacakmış gibi rüyadan
Gözyaşları yarışırken yağmurla
Ben koşarken caddelerin yoğunluğun da  köprünün diğer ucuna
Dengesel tüm kayıpları
İnançsal tüm değerleri bir bir anlatırken gökyüzüne
Hangi sahtelik taş olabilir ayağıma?
Sustukça mı büyüdüm,  büyüdüğüm için mi sustum sorunlarıyla...
Yalanların panzehrine, gökte asılı kalmış yıldırımlarla hipnoz oldum bir başıma...


15 Aralık 2014 Pazartesi

Ayrık...

Aydınlığa susadım, kendimi güneşten korumaya çalışan bir vampir olsam dahi...
Ölüme acıktım çoktan ölmüş zombi bedenindeyken hemde...
Suçluyum bana göre en azından duygularla yaşamayı öğrendim... Alıştım bir kere -yok oluşlara, terk edilişlere, kaybedişlere-
Sarf ettiğim her nefesimin mezarımı kazdığını bildiğim halde koşmaktan asla yorulmadım...
Umut kapılarının ardından içeriye dolan su yavaş yavaş ıslatırken bedenimi sudan korkan kuştum belki de...
Keşfedilmeyi bekleyen kelebeklerin, ömrü yeter mi sevildiklerini görmeye?
Gururum olmasaydı kanatlarımın emanetine saygım olurdu elbette...
Zihnindeki her kelimesiyle, her hücrene aşık olan bir yazarım belki de... Öfkemi yazarken bile, sevgine dua ediyorum...
Arıyorum,sövüyorum karanlığın en koyu yerinde cezbediyor bir siluet ilerde.
Yalnızım sonsuzluğunda...
Apayrı aslında her kelime...
-Sende binlerce ölümsüzlüğün ölümü var
Bende binlerce cesedin ruhu- çünkü...

10 Aralık 2014 Çarşamba

Kitabımdan Alıntılar...

Gördüğüm tek şey siyah,  kurtarın şehrin boğazındaki mayınları...
Yarıyor rüzgar leşi, koktukça boynundaki nem...
Içindeki eser miktar intikamı, büyüdükçe esir etti insanoğlunu, uyan ben karanlıktayım...
Sorgusuz kabulleniyorum...
Sessizliğinde kalbimin sesini, yutkunmamın ızdırabını duyuyorum...
Mahkemesi beynimde, hapishanesi ruhumda olgularımın.
Korkularımın, umutlarımı öldürmesine izin verdiğimden kendimin faili meşhur katili olmuşum tanı kondu...
Tanıklar soyut, kanıtlar somut...
Ellerimin siyahlığıyla boyadığım saydam parmaklıklar kırmızı...
O duvardan süzülen kan benim...
Yerde yatan beyaz beden benim...
Aynalarda göremiyorum kendimi.
Peki ben neresindeyim bu odanın?
Söylediler anlattılar yargıladılar bulduk sonuçları.
Karar verdik karakterlerin çokluğuna...
Ruhuyla konuşan herkes sizofrendi aslında