İNTİKAM


Beğenmediğim sonu, siler baştan yazarım.
Twitter: @iremkucukcongar

28 Haziran 2013 Cuma

Yalnızlık fısıldayışı ..

 Herkes gidiyor bir yerlere, herkes kaçıyor uzaklaşıyor insanlardan.herkes yalnız olmanın derdinde.. Ama hepside birbirinin peşinde.
Hissiz ve bencil.. Açıp ağzını, yuman kalbini duygusuz kelimelerle süslü o yalan yüzler ve delip geçtiğinde kelimeleri cam kadar boş gözükmeyen insanlar.
İstemsizce sitem ediyorum bu yalanlara. İstemsizce kilitleyip odama kendimi yazı yazmak istiyorum.
Kapatıp telefonumu susturmak herkesi.. bırak çatlasınlar meraktan veya dur ve bak kimin umrundasın?
Yalnızlığa çare arıyorlar, yalnız doğduklarını bilmeden, toprağa yalnız gireceklerini umursamadan.
Yalnız herkes, yalnızlık güzel.. Belki de bir içki.. kötü bir koku, kötü bir tat ama hoş bir mutluluk, uyuşmuşluk, umursamazlık..
Hepimiz suçsuzuz aslında.. Özellikle de ben.
Çünkü ben yalnız olmam gerektiğinin bilincinde olduğum halde yalnız olmamak için çaba gösteren o salak yükümlü insanlardanım.
Ben yaşımın verdiği saçma duyguları doyasıya yaşayan ama bu yüzden sürekli mantığımla kavga eden ufacık bir kızım.
En çok güvenilecek insanlardan biriyim, sırlar sır, özeller özel kalır bende.
Ama bir yandan da acı çektirene acı çektiririm.
Herkesi anlıyorum, hareketleri, mimikleri, yalanları... Ama sadece susuyorum.
Susmak, hayatın en önemli parçasıdır çünkü. Hayaller susarak kurulur. Gözlerini kapayıp Cem Adrian dinleyerek yaşanılır. Hatta bazen tuhaf gelir bana, üç dakikalık bir şarkıya o kadar hayali sığdırabilmem.
*
Gözyaşlarımla tazelenen yüzümde her acının bir şekillenişi var.
Her acının bir ferahlığı, her acının bir karanlığı...
Sadece bazen zihnimin gizemi kaybolmasın diye kahverengi perdeleri açmam odamda.. Karanlıktayken daha gizli, daha güvendeyim çünkü.
Karanlık benim için gizli sekme gibi.. rahatlık var içimde bilinmezlik.. Gerçeklerin üzerine bir sır perdesi, dertlerin üzerine bir okyanus, karanlık. Ulaşılmaz.
Sevgi sözcükleri fısıldayan dolunay ışığı.. Uyuyan insanoğlunun sessizliği..
Gündüzleri uyumak, geceleri uyanmak... Hiç kimseyle konuşmamak.. susmak, unutulmak ve unutmak . Her şey böyle güzel, uzaktan. Her şey böyle kalıcı sadece bendeyken.
Sadece tek bir soru sormak istiyorum benim bu halimi eleştirenlere.. ''Sen hiçbir zaman doğmamış olmayı istemedin mi? ''

19 Haziran 2013 Çarşamba

    Yazılara boğulmak istiyorum.. Huzura ihtiyacım hiç kalmasın, zaten hep benimle olsun istiyorum.. Korkmak istemiyorum yalnızlıktan. Her bireyin aslında tek olduğunu kabul etmek istiyorum.. Ama yapamıyorum ki.. Hala korkuyorum, hala bağlanıyorum insanlara.. Çekip gitmek lazım belki de bu şehirden. Geri dönüşünün de
olacağını bilmesem ardıma bakmam asla.
Farklı insanlarla, farklı hayatlar yaşamak istiyorum. Hatta bazen bir parkta sabahlamak, gece evden kaçıp lunaparka gitmek, sokağa pijamalarımla çıkıp bağıra bağıra şarkı söylemek istiyorum. Normallikten uzakta... ama ben gibi, istediğim gibi davranmak istiyorum. Mümkün mü? Asla değil. Ama aslında.. herkes kendi özgürlüğünü kendi yaratır, yapması gereken tek şeyse; yalan söylemeyi öğrenmek. :)