İNTİKAM


Beğenmediğim sonu, siler baştan yazarım.
Twitter: @iremkucukcongar

8 Ağustos 2016 Pazartesi

Tereddüt

Herkesle derdim vardı ama herkesi de sevdim bir o kadar.
İçimde kanayan binlerce felaketi varoluş sorunu olarak tanımlardım sadece. Hiç tereddütsüz yaşamayla ilgili bir sorunum olmadığını farkındaydım ve bir o kadar da öfkeliydim hayata yeni gelen insanlara ve onları hayata getirebilen insanlara.

Yadırganacak bile bir sürü mesele vardı ve en önemlisi sokakta yanınızdan geçen her insan mutlaka ağlamıştı. Hayatta can yakan olayların ne olduğunu bilmeyen insanlarla can yakan ve canı yanan insanlar hep aynı ortamdaydı. Bu masalın kötü veya iyi kahramanları yoktu. Kötü veya iyi olayların başkahramanları vardı. Roller rastgele değildi belki ama baktığınız da sıkıntılı binlerce durum görebilirdiniz. Rolleri iyi taşıyıp uyum sağlayabilenler kazançlı en azından güçlü sıfatı yerlerdi. Bizler yani kastettiğim bir türlü adaptasyon sağlayamamış iyi tanıdığı insanların dahi kötülüklerine şahit hatta kimi meczupların aklına hayran kalmış kimi akılılarında yanından geçip gidenler olarak evvela sahte bir gün olduğuna emindik her şeyin takla atışını gördüğümüzde. Dedim ya işte şaşırmayan kazandı olaylar etrafından akıp giderken hiçbir şey olmamış gibi davranıp gerçekten bu kadar düşüncesiz olamazlar dediğiniz mizaçlar kazandı. En incesini düşüneyim aman kırıp dökmeyelim diyip sizin gibi düşünmeyenlerle kavga ettiyseniz ki bu benim herkesi daha çok kırmış ve her ağzınızdan çıkan kelimenin neredeyse yalan olmasına kulaç atmışsınızdır. İstemezdim böylesini diye tekrar ederken zaman akıp gitmiş ve siz elinizdeki hiçbir şeyle ardından bakmışsınızdır. Yok, hayır ardından değil bizzat zamanın boyunuzu aşan dalgalarında en derinine kadar sürüklenip kıyıya yüzmeye çalıştıkça kumlardan daha uzaklaşır vaziyete gelmişsinizdir. Hayra yormaya kalkıp iyimserlikle yaklaşıp yeni bir ada bulma ümidiyle kendinizi suya bırakırsanız tek kazancınız teninize suyun soğuya yakın bir ılıklıkla çarpması olur. Nerede bulunduğunuz az sonra önemsizleşecektir. Bir imdat çağrısını bir ruhani kıpırdanışı arayıp asla ulaşamayacaksınız. Nereye giderseniz size bahşedilmiş dalgalı ve hırçın beyinle sürükleneceksiniz. Kızgın kumlarda yüzmeyi başarıp karın altında yanmaya hazır olabilirsiniz çünkü dediğim gibi varlığınız artık sizin bile sorgu alanınız dışına çıktı. Her seferinde elinize aldığınız tamamlamanız gereken işleri kenara atıp yeni işler türetmeyi başardıysanız yepyeni meşguliyetlerle kafanızı dağıtmayı planlayıp o işleri de yine beyninizde içinden çıkılamayacak karamsarlıkla kaplayıp mahvettiyseniz de merhaba. Burası asla bulunmak istemediğiniz o yer. İyi geceler….  

(Size motivasyon hesaplarından fırlamışçasına bir not. Benim için dip not aslında hep uymaya yeltenip asla gerçekleştirmedim.)Anı yaşamayı becerebilen bir insan olamadım hiç ama öğrendiğim bir şey var. Tereddüt etmemeli insan ve zamana bırakmamalı. İstiyorsa yapmalı... Hayat belki de geleceği planlarken ölecek kadar kısadır. Sıradaki ne getiriyorsa onu yaşamayı başaramıyorsanız bile sizi her zaman huzurlu kılan olaylara sıkıca sarılıp sahip çıkmalı. Ancak öyleyken burası yaşanacak yer çünkü. Binevi yaşadığınız acılarla büyüyün diyorum yaşanılanlar sizi en baştakinden kötü yapmasın diye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

çok farklı bakış açıların var :)