İNTİKAM


Beğenmediğim sonu, siler baştan yazarım.
Twitter: @iremkucukcongar

17 Kasım 2014 Pazartesi

Odası Her Daim Dağınık Olanlara

Yarın sınavım yok, ki bu ne kadar büyük bir rahatlık tahmin edebiliyordursunuz. Bende bloguma sığındım. Taslaklarımı, yayınlarımı, görünümünü... en ince ayrıntısına kadar tek tek inceledim okudum sindirdim.
30.05.2012 yılında ilk yazımı paylaşımışım.
Bana farklı yaşam kapılarını aralayan bu hazineme.
Tanıdığım yorumlastığım maillestiğim hediyelestiğim kısacası blog sayesinde iletişime geçtiğim tüm asıl kimliği belirsiz bu insanların gizemli dostluğuna hayranım.... ve itiraf etmeliyim ki beni blogger olmaya teşvik eden biricik kuzenimin yeri hep ayrı kalacak.
Kitapçık çıkarma seanslarımda okulum da ifşa olan bu gizli dünyama teknoloji tasarım hocam dahil olmuştu "senin gibi akıllı zeki farklı ve böyle eğlenceli bi kızdan karamsar olmayan yazılar bekliyorum" demişti. Bende "haklısınız hocam bende böyle olmaktan memnun değilim ama orada böyle yazmasam burada böyle gülemem" demiştim.  Haklıymış, haklıyım. Insanların  içi bunalımasın
diye pembe yapmıştım arka planı (ki ben pembeden nefret ederim.)
Şimdi baştan okuyunca fark ettim... siyahıyla boğmaya çalışıyorum geçmişimi oysaki geleceğe bağlanmak lazım. Hep aynı şeylerden korkmuşum
Hep aynı düşünmüşüm. Değişemem. Yanlış anlamayın aldığım tepkiler cok güzel sadece karamsar ve içe dönük yönümü sürekli burada paylaşınca ne kadar sevilse de bunaltabilecegini farkındayım.  Ama yazmayı bırakamam. Kalemlere küs geçirdiğim bir sene boyunca başıma gelmeyen hiçbir şey kalmadı çünkü.  Yazmayınca duygularımın okyanusunda bi care kaldım ortalarda.
Anlattığım her insan gitti. Çeşitli nedenlerle benden uzaklara bu yüzden sanal olan tüm hissiyatımı atıp kenara buraya karalıyorum...
Kaybetmek, kazanmanın bedelidir aslında.
Bir şeye sahip olmazsanız hiçbir şey kaybetmemis olursunuz.
Mum ışıklarına, karanlığın saflığına, sudaki yansımama, omzu düşük insanların olusturdugu ıslak kentlere, satranclara, özgürlüklere,  ardında boşluk bırakan ruhlara...
iyi geceler... yazımı hâlâ okumaya devam edenler,  ufak bir sır; yarın geri kalan hayatımızın ilk günü :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

çok farklı bakış açıların var :)